Resmi olarak başkent Bern olsa da Zürih için İsviçre’nin gözbebeği diyebiliriz. Aynı İstanbul-Ankara gibi…
Nüfus yoğunluğu olarak da Bern’den kalabalık olan Zürih, turizm açısından da en çok ziyaret edilen şehirler arasında.
Avrupa’nın en pahalı şehirleri arasında yer alan Zürih, cebimizi biraz zorlasa da konumu itibariyle çok cazip.
Zürih gölünün kenarında bulunan şehir, Alp dağlarına da çok yakın. Kısaca Zürih, tarihi ve doğal güzellikleriyle görülecek bir çok yere sahip.
Zürih’te Gezilecek Yerler:
Lindenhof: Şehri tepeden seyredebileceğiniz, Zürih’in en güzel parklarından biri. Tarihi Roma dönemine ait Lindenhof, adını parkta bulunan ıhlamur (linden) ağaçlarından almış. Hem gündüz saatlerinde hem de akşam saatlerinde manzarası görülmeye değer. Yerel halkın da çokça vakit geçirdiği parkı, gezi listenizde ilk sıraya alabilirsiniz.
Limmatquai: Zürih’in ünlü caddelerinden biri. Birçok mağaza ve kafenin bulunduğu caddede ister alışveriş yapabilir isterseniz alışveriş yapanların arasına karışıp güzel bir yürüyüş yapabilirsiniz.
St. Peter: Şehrin birçok yerinden görülen saat kulesiyle ünlü olan Zürih’in en eski kiliselerinden biri. 8 veya 9. yüzyıla ait olduğu düşünülen kilise, aynı zamanda eski kent meydanında bulunan dört ana kiliseden de biri.
Grossmünster: 14. yüzyılda inşa edilen kilise, ikiz kuleleriyle ünlü ve bu kulelerin manzarasıyla. Eğer şehirleri tepeden izlemeyi seviyorsanız kuleye çıkıp şehir manzarasını seyredebilirsiniz. Şehrin simge yapılarından biri olan kilise, Limmat Nehri’nin kenarında bulunuyor.
Fraumünster: Frank Kralı Ludwig, bu kiliseyi en büyük kızı Hildegard için yaptırmış. 9. y.y’da inşa edilen kilise, 13. y.y’da tekrar Gotik tarzda inşa edilerek, genişletilmiş.
Zürih Sanat evi: İsviçre’nin en önemli sanat koleksiyonlarının olduğu müze, şehir merkezinde bulunuyor. Ayrıca 13 bin metrekarelik bir alanda yer alan müze, İsviçre’nin en büyük müzesi unvanını taşıyor. Claude Monet, Van Gogh, Pablo Picasso gibi ünlü sanatçıların bazı eserleri de bu müzede sergilenmekte.
Bellevueplatz: Şehir meydanlarından biri olan bu yer, Zürih gölü’nü en güzel izleyebileceğiniz noktalardan biri.
Opernhaus Zürich: İlk olarak tiyatro binası olarak inşa edilen, 1890 yılında çıkan yangından sonra yeniden inşa edilen bina, drama, opera ve müzik etkinlikleri için kullanılmaya başlanmış.
Eski Botanik Bahçesi: Park, bahçe gezmesini sevenler, Zürih listenize burayı da eklemeyi unutmayın. Birçok farklı türde çiçeklerin ve bir de göletin bulunduğu park, keyifli vakit geçirebileceğiniz yerlerden biri. Üstelik giriş ücretsiz.
Çin Bahçesi: Zürih’te ücretsiz gezebileceğiniz parklardan birisi de Çin Bahçesi. Farklı bir konsept arayanlar için harika bir seçenek olan bahçe, Zürih’in Çin’deki kardeş şehri Kunming tarafından hediye edilmiş. Çin dışındaki en büyük Çin bahçelerinden biri olan bu yer, içerisinde bulunan göletleri ve Çin mimarisine sahip yapılarıyla Zürih’te mutlaka görmeniz gereken yerlerden biri.
Lindt Home of Chocalate: Gelelim en tatlı, en lezzetli yere. 😋 İsviçre deyince ilk olarak aklımıza gelen şeylerden biri İsviçre çikolatası. Lezzeti dünyaya nam salan İsviçre çikolatasının en bilinen markası ise Lindt ve bu markanın merkez fabrika satış mağazası Zürih’te bulunuyor. Hem çikolatanın yapım sürecini görebileceğiniz hem de çeşit çeşit birbirinden lezzetli çikolataları tadabileceğiniz bu yere uğramadan dönmeyin. 🙂
Havaalanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım:
Zürih, havaalanından şehir merkezine ulaşımın en kolay olduğu şehirlerden biri. Havaalanının dışına çıkmadan yönergeleri takip ederek tren istasyonuna geçebiliyorsunuz. Bilet satış noktalarından ihtiyacınıza göre de günlük ya da saatlik biletinizi alabilirsiniz.